31-10-2017 Önder Onargan

Muğlaspor, evindeki yenilmezlik serisini, grubun en etkili takımlarından Erzincan karşısında yaptığı harika geri dönüş ile devam ettirdi. Maç geneli ve son anlarda olan olaylar ile ilgili değerlendirmeye geçmeden önce son yazımızda ne demiştik önce bir hatırlayalım: “Gelelim önümüzdeki hafta oynanacak Anadolu Bağcılar maçına... İstanbul temsilcisi, son 3 lig maçını kaybettikten sonra, kaybetme serisini Ordu deplasmanında aldığı 1 puan ile durdursa da kazanamama serisi 4 maça çıktı. Muğlaspor ’un aksine skor üretmede zorlanan bir takım. İyi savunma yapabilen takımımız, saha dışı ve hakem faktörlerine takılmazsa en kötü ihtimalle bu deplasmandan 1 puanı alacaktır. Ama öncelik elbette kesinlikle 3 puan olmalıdır. Çünkü bu maçtan sonra zorluk derecesi daha yüksek maçlara çıkacak. Anadolu Bağcılar maçından sonra oynanacak ilk 5 maçın 3’ün de Pazarspor, 24 Erzincan ve Van maçları var ki bu takımlar, ligde iddiası olan zirveyi kovalayan takımlar. Aynı süreçte son 3 maçında 7 puan çıkaran ve bu sezon evinde henüz yenilmeyen Ordu maçı da deplasmanda oynanacak. Bu süreçte yaşanacak muhtemel puan kayıpları kimsenin şevkini de kırmamalı. En önemlisi bu süreçte minimum kayıpla geçebilmek ve şu andaki konumumuzdan uzaklaşmamak için, Anadolu Bağcılar maçından gelecek 3 puanın önemi çok daha fazla bir hal alıyor.”  

 

İlk olarak geçen hafta alınan Bağcılar yenilgisi, açıkça ifade etmek gerekirse sonuç olarak hayal kırıklığı oldu. O maçtan gelecek puan ya da puanlar önemliydi. Çünkü yukarıda da belirttiğim gibi zorlu bir süreç öncesi olabildiğince puan almamız gerekiyordu.

 

Bu haftaki rakibimiz Erzincan, Muğla maçından önce oynadığı son 6 maçtan 16 puan çıkarırken 1 gol bile yememişti. Açıkçası bu durum takımımız üzerinde tesirli olmuş olacak ki, ilk yarıda bu sezonki Muğlaspor’dan farklı bir görüntü vardı. Hücum etmeye çalışan ama ileri hatta sonuca gidemeyen, geri hattı da riske etmemek için fazla açılmadan oynamaya çalıştık. Şu da bir gerçek ki karşımızdaki takım bize göre daha kompakt bir oyun oynadı. Yediğimiz gol sonrası kaçan penaltı ikinci yarıya moralli başlamamıza da bir engel oldu. Özellikle 60. dakikadan sonra son yarım saat, bu sezon iç sahada genel olarak izlemeye alıştığımız agresif, istekli ve baskılı oyunu fazlasıyla gördük ama bu anlarda Erman Kılıç tecrübesi, duran topta ikinci golü kalemizde görmemize neden oldu. Buna rağmen baskıyı ve oyun konsantrasyonunu azaltmayan takımımız 5 dakika içinde 2 gol birden buldu ve 6 haftadır gol yemeyen ve yenilmeyen rakibini ciddi manada kıstırdı. İşin rengi ise ikinci golden sonra değişti ve yazının başlığını ortaya çıkaran olaylar gelişti.

 

İlk olarak, maçın ilk devresine dönecek olursak, bu şekilde bir penaltı atışı yok! Halı sahada oynasanız bile böyle penaltı atmazsınız. Bunun izahı yok... İkinci yarıda, ikinci golümüzü bulduktan sonra yaşananlar konusunda ne kadar haklı olursak olalım, kırmızı kart gören oyuncumuzun yaptıkları, 2-0’dan maçı çeviren takımın rüzgârını çok ciddi bir manada kesti. Oluşan atmosfer ve kazanılan moral ile son dakikalarda gol bile bulma ihtimalimiz bu kadar artmışken oyunun soğumasına neden olan oyuncumuz bu ihtimali belki de bitirdi. Bu konuda hocanın ve yönetimin bu oyuncu ile ilgili ciddi bir uyarısı ve hatta gerekirse yaptırımı olmalı düşüncesindeyim. Yani anlayacağınız son dakikalarda galibiyet ihtimalini azaltan rakibimizin oyunu değil kendi oyuncumuzun yaptıkları oldu. Yenilseydik sürpriz olmayacaktı ama elimizin bu maçtan boş dönmemesini bir şans olarak görmekle beraber, kendi fırsatını yaratma potansiyeli yüksek olan takımımızın, son 4 maçında sadece bir gol yiyen ve yenilmeyen, sezon başından beri bizim gibi sahasında yenilgi görmeyen Yeni Ordu deplasmanında daha dikkatli ve kontrollü olmasını gerektiğini de hatırlatmakta fayda olduğunu düşünüyorum.




Önder Onargan Diğer Yazıları
Köşe Yazarları
Çok Okunan Haberler
Anketimize Katılın
Henüz anket oluşturulmamış.